Uzun süre birbirlerine yaklaşmaktan kaçmışlardı ama o gece, aynı yatakta uzanırken artık kelimelere ihtiyaç kalmamıştı. Parmakları nazikçe birbirinin boynunu, belini keşfetti. Dudakları buluştuğunda bedenlerinin ritmi anında...
Odayı loş bir ışık dolduruyordu; zaman yavaşlamış, sadece aralarındaki ritim kalmıştı. Onun bedenindeki incelik, karşısındakinde bir koruma içgüdüsünü uyandırıyordu. Yatağın kenarına kadar sessizce eşlik etti ona,...
Otel odasına girdiklerinde hızlıca pencereyi kapatıp perdeyi çektiler. Esmer kadın paltoyu yere bırakırken adam onu belinden tuttu ve duvara yasladı. Dudakları boğazından göğsüne, oradan karnına indi....
Ellerini geniş kalçalarının çevresinde sabitlerken, tenin yumuşak direnciyle karşılaştı; bedenin tüm kıvrımları, istekle ama aynı anda dikkat isteyen bir teslimiyetle ona cevap veriyordu. Her ilerleyişte, nefesler...
Sınavlardan sonra kampüs sessizleşmişti, sadece yurt odalarının loş ışıkları hâlâ ayaktaydı. O gece, yorgunluğun içinde birlikte geçirilen bir çalışma seansının ardından lezbiyen kızlar yatağın ucunda sessizce...
Loş ışıkta, file çorapların zarif çizgileri bacaklarında bir sanat eseri gibi duruyordu. Her hareketinde, dokusunun altındaki tenin sıcaklığı daha da belirginleşiyor, izleyen gözlerde zamanın akışını yavaşlatıyordu....
Odanın köşesinde ışık, yumuşak bir şekilde yayılıyordu; zamanın akışı yavaşlamış gibiydi. Göz göze geldiklerinde, aralarındaki sessiz anlayış daha güçlüydü. Birbirlerine yabancı değillerdi, ama bir tür keşif,...
Gözleri bağlandığında etrafındaki karanlık, tenine değen her parmak ucunu daha da yakıcı kıldı. İki kadın, sessizce bedenini keşfederken, hangisinin dokunduğunu tahmin edememenin gerilimi içinde kaldı. Parmak...
Yazlık evin terasında gece rüzgârı tenlerine hafifçe dokunurken, konuşmalar giderek yavaşlamış, aralarındaki sessizlik daha çok şey anlatmaya başlamıştı. Uzun süredir bastırılan bakışlar, bu defa saklanmamıştı. Kadın,...
Gece uzundu, yol ise ıssız. Kadın arka koltukta, bacaklarını bilinçli bir dağınıklıkla uzatmıştı; eteğinin ucu dizine kadar kaymış, teni şehir ışıklarının parça parça yansımasıyla parıldıyordu. Dikiz...
Onun mavi gözleri, boynuna eğilip nefesini hissettirdiği anda bile kaçmadı gözlerinden. Dudakları arasında hissettiği sıcaklık, bedeninde yoğun bir gerilim yaratırken kalbi de yavaş yavaş teslim oluyordu....
Atölyede herkes çoktan çıkmıştı. Koridorda yankılanan ayak sesleri, nöbetçi görevlilerin son turlarıydı. Loş ışıklı sınıfta yalnızca çizim masalarının üzerine dağılmış kağıtlar ve iki kişilik bir sessizlik...
Gün batımı odaya loş bir kızıllık bırakmıştı, dışarının sesi yavaşça uzaklaşırken içeride zaman ağırlaştı. Uzun süredir tanıdık bir gerilim vardı aralarında; kelimelere dökülmeyen ama bakışlarda yankılanan...
Atölyenin lambaları loştu, mürekkep kokusu havada asılıydı. Kadın, sırtına işlenen dövmenin ardından yerinden kalkmadan adamı kendine çekti. Dudakları boynunda gezinirken dövme masası gıcırdadı. Pencereden geçenler olsa...
Sabaha karşı uyanırken hâlâ onun teninin kokusu üzerindeydi. Gece boyunca kaç kez öpüştüklerini, kaç kez birbirlerine sarıldıklarını hatırlamıyordu ama bedenindeki hafif ağrı, gecenin derinliğini fısıldıyordu. Yanındaki...
Gün boyu güneşin altında geçen saatlerden sonra, tenleri hâlâ sıcaktı. Klima yetersizdi; ortak odada sadece bir tavan pervanesi dönüyordu. Gece ilerlemiş, gürültüler azalmıştı. Sadece dışarıdan gelen...
Loş ışıklı odada yalnızdı; telefonunu sabitlemiş, ekran karşısında poz verirken sesi çıkmasın diye müziği kısmıştı. Kendi bedenine yabancı değildi, neyi nasıl göstereceğini biliyor, hareketlerini dikkatle kurguluyordu....
Evde yalnız kaldıkları o akşam, aralarında uzun süredir görmezden geldikleri bir gerilim vardı. Kadının parmakları yavaşça dizine değdiğinde nefesi tutuldu. Yavaşça ona döndü ve dudakları buluştuğunda...
Her yakınlaşmalarında bedenleri aynı ritmi buluyordu. Kadının sırtı yatağa değdiğinde, adam göğsüne eğildi. Her öpücükte nefesi hızlandı, meme uçları anında sertleşti. Bu dokunuşlara duyarlı bedeni, adamın...
Ofiste gün bitmişti, loş ışıklar yalnızca bir köşeyi aydınlatıyordu; kadın patronun sesi, sessizliği bölen tek şeydi. Masasının kenarına yaslandığında, bakışları çalışanının gözlerinde takılı kaldı. Uzun süredir...
Kadının teni neredeyse saydamdı, loş ışık altında süt gibi parlıyordu. Erkek, gözlerini ondan alamadan dudaklarını boynuna, göğsüne, karnına sürerken nefesi sıklaşmıştı. Dili, bacaklarının arasına yaklaştığında kadın...
Loş ışıklı bir stüdyo dairesinde, müzik sessizce yankılanırken kadınlar adım adım yaklaştılar. Zarif dokunuşlarla düzelen çorap kenarları, odadaki gergin havayı daha da belirginleştirmişti. Adamın kaslı silueti,...